Hz.
Hatice’tül Kübra, Hz. Muhammed'in temiz, iffetli
ve yüce ahlâk sahibi olan ilk hanımıdır. Doğum
tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte,
Milâdi 555. yılında olabileceği söylenmektedir.
O, Arapların Kureyş kavminin Hâşimiler boyundan
ve Hâşimler boyununda, en asîl, pak ailelerinden
idi. Babası Huveylid, annesi Fâtıma'dır.
Hâşimi hanımlarından olan Hz.Hatice, çok zengin
ve ticaretle uğraşmaktaydı. Ücretle tuttuğu
adamlarla Şam'a ticaret kervanları düzenlerdi.
Hz. Muhammed'in doğru sözlü, güzel ahlâklı
ve son derece kendisine güvenilen bir insan
olduğunu öğrenince, ona ticaret ortaklığı
önerdi. Hz.Muhammed, Hz.Hatice'nin bu teklifini
kabul etti. Hz. Hatice onun başkanlığında
bir ticaret kervanını Şam'a gönderdi. Aynı
zamanda hizmetkârı Meysere'yi de onunla beraber
gönderdi. Meysere, yolculuk sırasında Hz.
Muhammed'de harikulâde hallere şahit oldu.
Gittikleri yerde, Hz.Muhammed satacaklarını
sattı ve alacaklarını da aldı. Ondan sonra
geri döndüler. Hz. Hatice bu ticaret kervanından
çok memnun oldu. Daha önce gönderdiği ticaret
kervanlarına nazaran, bu sefer daha fazla
kâr elde etti.
Hz.Hatice, Hz.Muhammed hakkında Meysere'yi
de dinleyince, ona olan itimadı ve sevgisi
daha da arttı. Ona anlaştıkları ücretten fazlasını
verdi ve Hz. Muhammed 'e evlenme teklifinde
bulundu.
Hz.Muhammed, bu durumu amcası Hz.Ebû Tâlib'e
anlattı. Hz.Ebû Tâlib, Hz. Hatice'yi, Hz.Muhammed
için istedi. İki aile anlaştı. Düğünleri o
zamanın örf ve âdetlerine göre, Hz. Hatice'nin
evinde yapıldı. Düğünde, Hz.Ebû Tâlib ve Hz.
Hatice'nin amcası Amr bin Esed birer konuşma
yaptılar. İkisi de konuşmalarında hikmetli
ifadelerde bulundular ve evlenecekler hakkında
güzel şeyler söylediler. Ondan sonra misafirlere
ikram yapıldı, yemekler yenildi. Daha sonra,
Hz.Ebû Tâlib nikâhlarını kıydı, mehir olarak
500 dirhem altın tesbit edildi.
Hz.Hatice’tül Kübra, Hz.Muhammed ile evlendiğinde
38 veya 40 yaşlarında, Hz.Muhammed ise 25
yaşlarında idi. Hz.Hatice, Hz.Muhammed ile
evlenmeden önce iki evlilik yapmıştır. İlk
eşinin ölümünden sonra, tekrar bir evlilik
daha yapmış ve ikinci eşinin de ölümümden
sonra, bir müddet dul olarak yaşamıştır. Hz.Muhammed’in
evlendiği ilk eşi ise Hz.Hatice’tül Kübra’dır.
Hz.Hatice’nin, Hz.Muhammed ile evlenmesinde;
onun güvenilir, dürüst ve güzel ahlâklı olmasının
büyük rolü olmuştur.
Hz.Hatice'nin, Hz.Muhammed ile evliliklerinden
iki erkek, dört kız olmak üzere altı evlâtları
olmuştur. İlk erkek çocuklarının adı Kâsım’dır.
İkinci erkek çocukları Abdullah’tır. Kâsım
ile Abdullah arasında Zeyneb, Rûkiye, Fâtıma
ve Ümmü Gülsüm adlı kızları dünyaya gelmişlerdir.
Hz. Hatice, Hz.Muhammed’e, Peygamberliğinden
evvel son derece saygı gösterip onu mutlu
ettiği gibi, Peygamberliği döneminde de, kadınlardan
ona ilk inanan kişi olmuştur.
Hz.Muhammed’e ilk vahiy geldiğinde; tarife
sığmaz bir heyecan içinde evine ulaştığında,
bütün vücuduna bir titreme gelmişti. Hz.Hatice’ye;
“Beni örtün” dedi ve yattı. Önemli bir şey
olduğunu anlayan Hz.Hatice hiçbir şey sormadan,
evde bulunan örtülerle üzerini örttü. Bir
müddet sonra kendilerine gelen Hz.Muhammed,
olayı ilk olarak Hz.Hatice’ye anlattılar.
Hz.Hatice:
“Allah” dedi; “Sana kötülük vermez; sen yakınlarını
unutmazsın, emanete hıyânet etmezsin, yoksulları
gözetirsin, konukları ağırlarsın. Allah sana
hayır ihsân eder.”
Hz.Hatice, Hz.Peygamber’e dâimâ destek oldu,
ona moral verdi, son derece güzel davranış
ve sözleri ile, onun başarılarına katkıda
bulunmaya çalıştı.
Hz. Hatice’tül Kübra, Allah'ın selâmına ve
Hz.Peygamber’in övgüsüne nâil olacak derecede
fazîletli ve şerefli bir kadındı. Hz.Hatice
îmanda, sabırda, iffette, güzel ahlâkta, kısacası
her yönü ile örnek olan bir anneydi.
Hz.Muhammed:
“Hıristiyan kadınlarının en hayırlısı İmrân'ın
kızı Meryem, Müslüman kadınlarının en hayırlısı
ise, Hüveylid'in kızı Hatice'dir” buyurdu.
Bu konudaki diğer bir hadîsinin meâli de şöyledir:
“Dünya ve âhirette değerli dört kadın vardır.
İmran'ın kızı Meryem; Firavun'un karısı Asiye,
Hüveylid'in kızı Hatice ve Muhammed'in kızı
Fâtıma.”
Bir gün Cebrâil Aleyhisselâm, Hz.Peygamber’e
gelerek şöyle buyurdu:
“Hatice'ye Allah'ın selâmlarını söyle.”
Hz.Peygamber:
“Yâ Hatice, bu Cebrâil'dir, sana Allah'tan
selâm getirdi” deyince, Hz. Hatice, Allah'ın
selâmını büyük bir memnuniyetle kabul etti
ve Cebrâil Aleyhisselâm’a iadei selâmda bulundu.
Allah'ın rızâsını, yuvasının mutluluğunu,
dünya ve âhiretin huzûr ve saadetini düşünen
bütün anneler için, en güzel örneği teşkil
eden Hz. Hatice’tül Kübra, Hz.Muhammed’in,
Peygamberliğinin 10. yılında (Milâdi 620),
Ramazan ayında vefât etmiş ve Mekke'deki Hacun
kabristanına defnedilmiştir.
En doğrusunu Allah bilir.